Sitemizde 1 kategoride toplam 4 İlan bulunmaktadır.
BİZİ ARAYIN 0534 394 13 08

DEVLET KİŞİ MAHREMİYETİNİ SGK ELİYLE KALDIRIYOR

DEVLET KİŞİ MAHREMİYETİNİ SGK ELİYLE KALDIRIYOR

SGK uzmanı Tezel, `Yatırdığımız su parasının faturası bile istenecek` derken, SGK ise tüm hesapların incelenmeyeceğini açıkladı. Kredi kartı bilgilerinden banka hesaplarına kadar vatandaşların attığı her adım artık Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından izlenebilecek. Bunun yasal olmadığını söyleyen Sosyal Güvenlik Uzmanı Tezel, `Uygulama McCarthy dönemini çağrıştırıyor` dedi. SGK, NTVMSNBC`de yer alan haberin ardından, `Tüm hesaplar izlenmeyecek` açıklaması yaptı. Sosyal Güvenlik Uzmanı Tezel iddiasında ısrarlı: `Tebliğe bakıldığında görülecek. Bırakın mevduat hesabımızı yatırdığımız su parasını bile isteyecekler.` Sosyal Güvenlik Uzmanı Ali Tezel`in, Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası kapsamında yayınlanan iki tebliğle ilgili önemli uyarılarına Sosyal Güvenlik Kurumu`ndan (SGK) `Bütün vatandaşların değil sadece yeşil kart kapsamında muhtaçlık belgesi almak isteyenlerin harcama ve banka hesapları kontrol edilecek` açıklaması geldi. SGK`nın açıklamasına yanıt veren Tezel, `Zaten çok şey konuşmaya gerek yok. Tebliğler ortada, okuyanlar anlayacaktır. Gizli bir şey de söylemiyoruz. Resmi Gazete`de yayınlanmış iki tane tebliğden söz ediyoruz` dedi. Tezel, Sosyal Güvenlik Kurumu`nun tebliğlerle ilgili değerlendirmelerini neden reddettiği sorusuna şu yanıtı verdi: `Çünkü bunu gizli tutmaya çalışmışlardı. Hiç kimse dava etmesin, tebliğler bir an önce yürürlüğe girsin, diye düşünüyorlardı. şimdi bu haberle gerçek açığa çıkmış oldu.` Sosyal Güvenlik Kurumu`nun (SGK) 28 Eylül`de çıkarttığı iki tebliğ, vatandaşların banka hesaplarından kredi kartı harcamalarına kadar bütün bilgilerinin SGK`ya bildirilmesini zorunlu hale getiriyor. Tebliğlerin Türkiye`de bir ilk olduğunu belirten Sosyal Güvenlik Uzmanı Ali Tezel, bunun yasal olmadığını ve bu yüzden de gizlenmeye çalışıldığını söyledi ve `Hiç haberimiz yokken bankadaki hesabımızın Sosyal Güvenlik Kurumu`na elektronik olarak aktarıldığını göreceğiz. Borsadaki hisselerimizi SGK da takip edecek. Peki bu bilgileri ne yapacak? Nasıl kullanacak?` dedi. Tezel`in açıklamaları şöyle: HER TÜRLÜ İŞLEM SGK`YA BİLDİRİLECEK Diyelim, vatandaş bankaya gitti, elektrik faturası yatıracak. Bunu SGK`ya bildirecekler. Su parası yatırdı, SGK`ya bildirecekler. Bankaya havale yapıldı SGK`ya bildirecekler. Kredi kartı talebinde bulundu, tapu dairesinde mal sattı, mal aldı yine SGK`ya bildirecekler. Yani aklımıza gelen her türlü iş ve işlem SGK`ya bildirilecek. Bildirilecek diyorum ama daha bundan bankaların, resmi kurumların dahi haberi yok. Çünkü tebliğin içeriği henüz fark edilemedi. Başlık da içeriği anlatmıyor. TÜRKİYE`DE BİR İLK 28 Eylül Pazar günü Resmi Gazete`de yayımlanan tebliğin adı `5510 Sayılı Kanun`un 8. Maddesi`nin 7. Fıkrasının Uygulanması Hakkında Tebliğ`… Tebliğe isim verilmemiş, maddeye atıf yapılmış. Ancak `Bankalar ile kamu kurum ve kuruluşlarının tümünün her türlü bilgiyi Sosyal Güvenlik Kurumu`na aktarmasıyla ilgili tebliğ` denmesi daha doğru olurdu. Sanırım bunu kamuoyundan kaçırmak ve gizlemek için tebliğin bağlışını madde başlığı ile vermişler. Türkiye`de bu ilk defa oluyor. Yani `Falan maddeyle ilgili tebliğ` ifadesi ilk kez kullanılıyor. Oysa tebliğin bir ismi olur. Bu tebliğin gerçek adının `bankalar ile kamu kurum ve kuruluşlarıyla diğer kuruluşların Sosyal Güvenlik Kurumu`na bilgi aktarma zorunluluğu hakkında tebliğ` olmalıydı. Ama bu tebliğ kamuoyunu ajite edici, biraz da zorlayıcı bir tebliğ olduğu için, tepki çekmekten korktukları için isim vermemişler. TEBLİĞLERİ NİYE MADDE NUMARASIYLA GİZLEDİLER? Tezel`in konuya ilişkin açıklamaları şöyle: Tebliğler ortada, okuyanlar anlayacaktır. Gizli bir şey de söylemiyoruz. Resmi Gazete`de yayınlanmış iki tane tebliğden söz ediyoruz. Bütün tebliğlerin ismi varken bu tebliğleri niye madde numarasıyla gizlemek zorunda kaldılar, en azından bunu açıklasınlar. BÜTÜN VATANDAŞLARLA İLGİLİ BİLGİ İSTEME YETKİLERİ VAR Hemen hemen bütün vatandaşlarımızla ilgili olarak bilgi isteme yetkileri var. Bırakın bilgi isteme yetkisini, yatırdığımız bütün havale, aldığımız çek karnesi, gönderdiğimiz elektrik-su parası da dahil buna. Tebliğe bakıldığında görülecek. Yani bırakın mevduat hesabımızı, yatırdığımız su parasını, elektrik faturasını bile isteyecekler. NASIL İCRA YAPACAKLARINI AÇIKLASINLAR O ZAMAN işverenlerin mevduat hesaplarından icra işlemini, mevduat miktarını bilmeden nasıl yapacakları konusunu da cevaplasınlar o zaman. Başlattıkları elektronik icrayla kişilerin banka hesaplarına girip direkt olarak Sosyal Güvenlik Kurumu hesabına elektronik olarak aktarmaya ilişkin icra programı tebliğde var. Kurumun 5510 Sayılı Kanun`un 100. maddesiyle ilgili tebliğinde yazdığı gibi, yine 5510 Sayılı Kanunun 8. maddesinin 7. fıkrasında bu var. `c` bendi diyor ki: `Kurumca, gerekli alt yapının sağlanması ile kuruma borçlu olanların, bankalardaki hesaplarına elektronik ortamda haciz konularak, hacze tabi meblağların kurum hesaplarına aktarılması sağlanır.` Mevduat hesaplarını görmeden bunu nasıl yapacaklarmış? İkinci konu da şu: Aynı tebliğ içinde `Kurum memurlarına bankalarca, bankaların internet üzerinden hesaplarına girilip kontrol etme yetkisi verilecek` diyor. Yani bırakın bankayı, kurum bankaya diyecek ki, `Senin internet sitendeki bütün hesaplarını görme yetkisini bana ver, benim memurum kontrol edecek.` Hatta`Benim memurum direkt hesaplar arasında işlem yapacak` diyecek…` SGK: TÜM HESAPLAR İNCELENMEYECEK Sosyal Güvenlik Kurumu, sağlık uygulama tebliğiyle tüm vatandaşların hesaplarının izleneceği iddialarına karşı çıktı. Kurum yetkilileri, sadece yeşil kart kapsamındaki fakir vatandaşların yılda bir kez kontrolünün yapılacağını belirtiyor. Ancak SGK bu iddiaları reddediyor. Kuruma göre, bütün vatandaşların değil sadece yeşil kart kapsamında muhtaçlık belgesi almak isteyenlerin harcamaları ve banka hesapları kontrol edilecek. Yetkililer, bu uygulamanın primsiz ödemeler yasası henüz çıkmadığı için başlatıldığına dikkat çekerek, `Maddi durumu son derece iyi olanların da yeşil karttan yararlandıkları ortaya çıktı. Bu durumda beyanı kabul etmemiz mümkün değil` ifadelerini kullanıyor. Sosyal güvenlik reformu ile yeşil kart kaldırılıyor ancak yaklaşık 2 senelik bir geçiş süreci uygulanacak. Bu süreçte de tespitler valilik ve kaymakamlıklar aracılığıyla yapılacak. Fakir vatandaşlar muhtaçlık belgesi almak için SGK`ya değil, ilgili mülki amirliklere başvuracak. Banka hesabına yönelik izleme ve harcama kontrolünü de bu kurumlar yapacak. Henüz detayları belirlenmeyen uygulamada, söz konusu kişilerin ekonomik durumuna ilişkin kontrollerin yılda 1 kez yapılması bekleniyor. SGK`NIN ELİ HERKESİN CEBİNDE Genel Sağlık Sigortası 1 Ekim`de yürürlüğe girdi. SGK, bundan sonra GSS(Genel Sağlık Sigortası) primini hemen herkesten tahsil etmeye çalışacak. Bu sadece işverenleri değil bütün vatandaşlarımızı kapsıyor. Bundan böyle SGK çatısı altında ayda 30 günden az çalışanlar, isteğe bağlı sigortalılar veya işsizler veya hiç kaydı olmayanlar, tarımda çalışan 20 milyon kişi her ay SGK`ya GSS primi ödemek zorunda. Bu pirimi öderlerken de ailenin gelirleri tespit edilecek. Bu gelir aile üyelerinin sayısına bölünerek kişi bağına düşen gelir belirlenecek. Kişi başına düşen gelir 212,90 YTL`den fazlaysa herkes GSS primini ödeyecek. SGK HER TÜRLÜ BİLGİYİ İSTİYOR Sadece bankaları değil, Milli Eğitim, Tarım, Köyişleri, Sağlık, Sanayi, İçişleri ve Kültür bakanlıkları gibi, aklınıza gelen bütün bakanlık ve kamu kuruluşlarını bağlıyor. `Ne işimiz var Çalışma Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı ile` demeyin. Mesela çocuğunuzu okula kaydettirdiniz; kaydederken veli bilgilerini isteyecekler ve okullar veli bilgilerini Sosyal Güvenlik Kurumu`na bildirecek. `Falancanın çocuğu okula yılda 10 milyara kaydoldu` denilecek. Özel okul-devlet okulu hiç fark etmiyor; anında veli ile ilgili bilgiler SGK`ya bildirilecek. Bir örnek daha: Spor salonuna yazılmışsanız, sizin 150 liraya spora verecek kadar paranız var ve SGK`ya GSS priminizi ödemiyorsunuz diyebilecekler. Mesela Tarım ve Köy işleri Bakanlığı zirai ürünlerle ilgili koçanlar, yani üretim izni veriyor; tütün, fındık, çay koçanı gibi. Tarım Bakanlığı verdiği bütün zirai ürün koçanlarını bildirecek; falan köydeki filan kişi, 10 dönümlük toprağında tütün ekmek için koçan aldı diye… Falan kişi tarım kredi kuruluşundan şu kadar kredi çekti diye, bütün bu bilgiler anında SGK bilgisayarına düşecek. BİLGİLERİN GİZLİLİĞİ NASIL KORUNACAK? Peki, SGK bu bilgileri ne yapacak? Nasıl kullanacak? Birincisi, işverenlerin prim borçlarını buradan otomatik olarak icra edecek. Yani hiç haberimiz yokken borcumuz var diye bankadaki hesabımızın Sosyal Güvenlik Kurumu`na elektronik olarak aktarıldığını göreceğiz. Borsadaki hisse senetlerimizin yok olduğunu, bankadaki altınlarımızın SGK`ya gönderildiğini öğrenebileceğiz.` AİLE HAYATININ GİZLİLİĞİNİ İÇEREN BİLGİLER… SGK bu bilgilerin gizliliğini sağlayabilecek mi? Aile hayatının gizliliğini içeren bilgiler konusunda neler yapılacağını bilmiyoruz. Bu konuda bir düzenleme yok. Mesela gizli kalmasını istediğimiz, aile hayatına ilişkin bir sırrı nasıl saklayacak? Kamu kurumları, bankalar SGK`nın istedişi bilgileri veremem diyebilecek mi? Bu konuda bir düzenleme yok. Düzenleme olmayınca da bu bilgilerin ortaya saçılması, kişilerin fişlenmesi gibi olaylar ortaya çıkabilecek. Hatta telefon dekontundan hangi gün kiminle konuştuğumuz SGK`nın bilgisayarına düşecek. Veya hangi gün, hangi mağazadan kredi kartıyla alışveriş yaptığımız SGK bilgisayarına düşecek. Hayatımızda gizli hiçbir şey kalmayacak. Ne zaman sinemaya gittiğimizi, ne zaman otoparka girdiğimi, ne zaman nerede ne iş yaptığımızı anında görebilecek Sosyal Güvenlik Kurumu. Bunun kötüye kullanılması da mümkün. Üstelik siyasi iradenin bunu kötüye kullanıp kullanmayacağını bilmiyoruz ki. Bu bilgiler siyasi rakipler aleyhine de kullanılabilir. Bilgiler çarşaf çarşaf basına da yansıyabilir. SGK`nın yasal olmayan şekilde çıkardığı bu tebliğin bir an önce durdurulması gerekiyor. İş bankalara düşüyor. 

Sayfa Başı